Türkiye Büyük Millet Meclisi yeni yasama dönemine merhaba dedi. Meclisin gündemi yoğun geçecek gibi görünüyor. Gözleri mecliste olan ve kendiler için kanunlar çıkmasını bekleyen birçok kesim var. Bakalım bu yasama dönemi en çok kimlerin gönlünü okşayacak? Kimleri memnun edecek?

Yasama dönemi başladı dedik. Emeklilikte yaşa takılanlar, üniversitede okurken öğrenim ve/veya katkı kredisi kullanmış ama ödeyememiş olanlar, memurlar, işçiler, emekliler, esnaflar… Toplumun her kesimi beklenti içerisinde. Ama bu bekleyenler arasında öyle bir kesim var ki… Yıllardır süren mağduriyetlerinin, kendilerine verilen sözlerin yerine getirilmesini istiyorlar… Bekliyorlar…

Yıllarca emek vermişler, ailelerinden uzak kalmışlar, dirsek çürütmüşler ama haklarını bir türlü alamamışlar…

Kimlerden bahsediyoruz… Elbette ki kamu kurum ve kuruluşlarında, KİT’lerde, belediyelerde çalışan ÜNİVERSİTE MEZUNU İŞÇİLER’den… Şimdi öncelikle neden ÜNİVERSİTE MEZUNU İŞÇİLER kelimelerini büyük ve kalın harflerle yazdım onu ifade edeyim… Belki birilerinin gözüne çarpar da, talepleri dikkate alınır diye düşündüm…

Bu arkadaşlarımız kimdir? Ne talep ediyorlar? Neden sürekli twitter üzerinden etkinlik düzenliyorlar? Neden Ankara’yı sık sık ziyaret ederek, hükümet yetkilileri, bakanlar, milletvekilleri, STK temsilcileri ile bir araya geliyorlar? Bu adamların işleri güçleri yok mu da onca iş arasında mücadele içerisine girmişler?

Bu arkadaşlarımızla sürekli irtibat halindeyiz. Dertlerini, sıkıntılarını sürekli dinliyor ve çözüm noktasında destek olmaya, kelimelerimiz döndüğünce, kalemimiz yazdığınca, gücümüz nispetinde seslerini duyurmaya çalışıyoruz.

ÜNİVERSİTE MEZUNU İŞÇİLER… Adlarından da anlaşılacağı üzere kimisi ön lisans, kimisi lisans mezunu. Kimisi yüksek lisans yapmış, kimisi doktora… Yıllarca emek vermişler, okumuşlar ve kamu kurumlarında, belediyelerde, KİT’lerde işçi olarak çalışmaya başlamışlar. Başlamışlar ama, İktisat okuyan bir arkadaşımız çalıştığı kurumda çaycılık yapıyor… Kamu Yönetimi okuyan temizlik görevlisi… İletişim okuyan odacı olarak görev yapıyor… İşletme okuyan bir diğer arkadaşımız da bahçıvan… Adam okumuş İnşaat Mühendisi olmuş ama O’na kapı bekçiliği görevi verilmiş… Mimar olansa elinde kalemi, T cetveli olması gerekirken toz bezi ile camları silmekte… Bu örnekler uzaaarrr, gideerr…

Eee siz de haklısınız tabi… Şükretsinler bir iş buldukları için diyorsunuz… Çünkü toplum olarak benciliz. Kendimizin başına gelmedikçe anlamayız… Siz çocuğunuzu yıllarca, zorluklar içerisinde okutup; mimar, mühendis, iktisatçı, işletmeci yapsanız, bir işe girse ve diplomasındaki unvanı unutturup eline toz bezi verseler ne düşünürdünüz??? Üç soru işareti yeter, fazla koymaya gerek yok çünkü bunu kimse kabul edemez…

Aynı meslek grubunda, aynı diploma ve unvana sahip, aynı okuldan ve hatta aynı sıradan mezun iki öğrenci düşünün… Birisi 657 sayılı yasaya tabi DEVLET MEMURU olmuş bir diğeri de 4857 sayılı yasaya tabi ÜNİVERSİTE MEZUNU İŞÇİ… Biri görevinde yükselebiliyor, tayin istiyor, atama talebinde bulunuyor, eş durumu hakkı var… Elindeki diplomaya uygun çalıştırıldığı için hem mesleğini icra ediyor hem de vatanına, milletine faydalı oluyor… Bir diğeri ise; mesleğinden uzak, diploması sadece kağıt parçası olarak duvarını süslüyor, kendi bölümü olmadığı halde müdür olmuş kendinden az bilgisi ve yeteneği olan bir kişiden emir alıyor… Hangi anne, baba kabullenir bunu… Ben şahsen böyle bir şeyi kabullenemem…

Gelelim bu arkadaşlarımızın taleplerine… ÜNİVERSİTE MEZUNU İŞÇİ arkadaşlarımızın tek isteği statü değişikliği ile 657 sayılı yasaya tabi çalışmak yani memur olmak. Böylelikle mesleklerini icra etmek, geleceğini garanti altına almak, vatana, millete faydalı birer kamu çalışanı olmak…Eşit işe eşit ücret söylemi vardır ya işte bunu istiyorlar… İş barışı talep ediyorlar. Mezuniyetlerine göre çalışarak görevde yükselmek, tayin istemek, eş durumu tayinleri ile ayrı olan aile ortamlarını birleştirmek. Sayılarını tam olarak bilemesem de bu tür konumda çalışıp ta aile bütünlüğü bozulan, eşi başka il de kendisi başka il de görev yapan, sadece hafta sonları eşlerini, çocuklarını görebilen bir grupta var… El vicdan… Bu da mı geçerli bir sebep değil bu arkadaşlarımız için…

Evet… TBMM yeni yasama dönemine başladı. Biliyorsunuz; 1 Ağustos tarihinde memur ve işçi sendikaları ile hükümet yetkilileri arasında TİS yani 5. dönem Toplu İş Sözleşmesi görüşmeleri başlamış ve Eylül ayında hakem kurulu kararı ile sonuca bağlanmıştı. Bu görüşmeler içerisinde ÜNİVERSİTE MEZUNU İŞÇİLER’in durumu da masaya yatırıldı ama şöyle bir üstünden geçildi… Sanki görüşmüş olmak için görüşüldü… Oysa ki bu arkadaşlarımızın durumu ile ilgili olarak 3. dönem Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerinde bir karar verilmişti… Verilmişti ama ne bir çalışma yapıldı ne de konuyu gündeme taşıyan oldu…

Siyasiler ağızlarına bir parmak bal çaldı... İlgileniyoruz havası verildi ama netice! Kocaman bir SIFIR

Neden sonuca kavuşturulmadığı bir muamma.

ÜNİVERSİTE MEZUNU İŞÇİLER’in statü değişikliği bütçeye her hangi bir yük GE-TİR-Mİ-YOR. Üstüne basa basa anlatıyorlar zaten… Örnek verecek olursak. Bir belediye işçisi günlük yevmiyesi 160 TL diyelim. (Birçok belediyede bu yevmiyenin üzerinde olan da var) Aylığı ortalama 5 bin TL’ye geliyor. Buna bir de mesai eklersek yaklaşık 7 bin TL maaş alıyor. Ayrıca; yılda 2 tam 4 yarım olmak üzere ikramiyesi de var… Bu da ortalama alacak olursak yılda 10 bin TL demek. Bununla da bitmiyor. 7 bin TL maaş alan bir işçinin sigorta primi de brüt 11 bin TL civarı üzerinden yatıyor… Bu kadar hesap yeterli herhalde…

Şimdi bu arkadaşımız memur olsa ne kadar maaş alacak? Devlete eksisi ne olacak, artısı ne olacak? İyi bir muhasebeciye sorarsanız size hesaplar. Yani devletin bir işçiye ödediği rakam yarı yarıya düşecek… Ha bir de bu işin emekli olduktan sonra alacağı maaş var… Benim bildiğim bu şartlarda çalışarak emekli olmuş ve 5 bin TL’nin üzerinde maaş alan birçok kişi var. Peki memur emeklisi ne kadar alıyor… Bunu hepimiz biliyoruz… Emeklilikte alınacak tazminattan hiç bahsetmiyorum bile…Eee peki o zaman bütçeye yük olmak yerine katkı sağlamayı seçen bu arkadaşlarımızın sesleri neden duyulmuyor? Neden talepleri yerine getirilmiyor?

Sayın Devlet Büyüklerimiz;

Bu arkadaşlarımız hali hazırda zaten kamu kuruluşlarında istihdam ediliyorlar. Tüm maddi kayıpları göz önünde bulundurarak sadece sizden statü değişikliği talep ediyorlar… Sizce çok şey mi istiyorlar?

Gelin; kanayan bu yaraya bir merhem olun ve bu sorunu çözüme kavuşturun…

Gelin; bu arkadaşlarımızın yıllardır verdikleri emekleri hiçe saymayın…

Gelin; sırf tayin hakkı yok diye aile bütünlüğü bozulan bu arkadaşlarımızın seslerini duyun…

Gelin; vatanına, milletine faydalı olmak için bekleyen ÜNİVERSİTE MEZUNU İŞÇİLER’in feryadına kulak verin…

Gelin; bu adımı atın ve bu arkadaşlarımızın gönlünde bir taht kurun…

ÜNİVERSİTE MEZUNU İŞÇİLER; sizden gelecek güzel haberleri bekliyorlar…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hüseyin 2 ay önce

Destekleriniz için öncelikle teşekkür ederiz. Mesela bende hastanede tekniker işçiyim. Diploma gerektiren bir pozisyonda çalışıyorum ancak aynı bölümün mühendisliğini bitirdim ancak unvan değişikliği hakkım yok. Sorumlum lise mezunu eski bir memur. Devletin verdiği sistemini bize kullandırtıyor çünkü bilgisayar kullanmayı bilmiyor. Mühendis fakültesi mezunuyum hiç bir yetki, sorumluluğum yok neredeyse askeri ücret alıyorum . Meslektaşım bir memur iki katımdan fazla kazanıyor belki. Bir çok sorun ....

Avatar
Neco 2 ay önce

Öyle güzel ifade etmişsiniz ki meramımızı. Çok teşekkür ederiz.