DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Eşref ÖZGÜR
Eşref ÖZGÜR
Giriş Tarihi : 19-03-2026 21:19

ÇILDIRTAN AYRILIK

Dışarıda yağan yağmur ruhunu sıkıyor, sanki içi eriyordu. Gök gürültüsü korku veriyor, şimşek çaktıkça Nur ürperiyordu. Elektriğin kesilmesi adeta cehenneme çevirmişti her yanı. Kafasının içi allak bullaktı. Bir taraftan deli poyraz pervasızca camları sarsıyor, diğer yandan çatılardan gelen sesler korkularına korku katıyordu. Yatağın içinde büzülmüş vaziyette adeta nefes alıp vermeye korkuyordu. İçinden gelen bir ses çaresizliğin eseriydi.

"Yalnızlığın böylesi deli eder insanı. Bir sabah olsaydı Allah'ım. Nedir benim suçum anlamış değilim. Neden evine gelmiyordu. Suç benim mi, kendisinin mi? Allah'tan gelene ne denir? Tutturmuş bir çocuk da, çocuk der. Çocuğu ben istemezmişim, onun için hamile kalmazmışım. Hiç bir kadın bunu böyle düşünmez ki, ben düşüneyim. Gel de bunu Sadık'a anlat anlatabilirsen eğer."

Düğünleri yapılalı iki sene olmuştu. Sadık cahildi okula gitmemişti. Amelelik yapardı inşaatlarda. Hayatından memnun değildi ama başka bir iş de gelmezdi elinden. Bir de kfasına taktı bu çocuk işini. Arkadaşları teskin edecekleri yerde, adetâ ateşi körüklüyorlardı.

"Niye sen erkek değilmisin? Senin ki koca karı ilaçları ile bozuyordur hamileliği. Sizden başka varmı köyde çocuğu olmayan? Kadın kısmı şeytan soyundan kapmıştır, uyutur isterse herifini. Sen gençliğini boşa garcıyorsun. Sana çocuk yapmayanı ne diye kapıda tutuyorsun? Nur değil isterse Cennet olsun adı, çocuk doğurmayan avradı boşar istersen derhal kadı.

Sadık kahveye çıkamaz oldu, sındırılmıştı.  Başka da gideceği bir yer mi vardı? Ne yapacağını şaşırmış, başı dardaydı. Çareyi köydem kaçmakta buldu. Giderken de ne eşine ne de bir başka kişiye haber vermemişti. Bu da Nur'u kahretmişti. Olan bitenleri anlatacak güvendiği hiç kimse yoktu. Bunun için dertlerini içine atıyordu. Bir aydır günleri zehir olmuştu. Sadık evden gideli Nur olmuştu aedta bir deli... Ne yaptığını dahi bilmiyordu. Manasız bakışları ve tavırları korkunçtu. Saçma sapan soruları insanı çileden çıkartır, bir yandan da masum kişiliğini anlatamayan bakışları gözlerinden okunurdu. O şaşkın şaşkın gülmeleri iyiye işaret değildi.  Genç kadın huzursuzluktan adeta kafayı üşütmüştü. Birgün dağa gittiğini gören köylülere:

"Sadık çağrıyor beni, ona gidiyorum. Gitmezsem kızar bana. O sizden kaçıyor, dağda yaşıyor artık. Mahluklar dostları, taş mağaralar da mekanı olmuş..." dediği herkesi şaşırttı. Çok zor ikna edilip evine getirilmişti.

Yine akşam olmuştu, kararmıştı dağlar taşlar. İnsanlara olan sevgisi kine dönüşmüştü, gözlerini bpğmuştu yaşlar...

Tavana bağlamış olduğu ipi ilmek yaptı ve titrek elleriyle boynuna geçirdi...

Günler sonra bulunan Nur'un ipte sallanan cansız bedeni, cehaletin bedeliydi.

NELER SÖYLENDİ?
@
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA