Askerden terhis olunca Şumnu şehrine yerleştim. Akşam Makine Teknikerliği okulunda okumaya başladım. Ekonomik yönden son derece müşkül durumda olduğum için, gündüzleri çalışmam mecburiyettendi. Küçük bir işletmenin bakımcı atölyesinde mekanik işleri tamircisi olarak göreve başladım. Sanat okulundan bu branşlarda çalışma diplomam ve 4.derece ustalık sertifikam da vardı. Askerlik boyunca Plevne şehrindende iki sene Beton tedarik istasyonunda makina Operatörü olarak görev yapmıştım. Askerlik boyunca askeri inşaat alanlarına beton ve harç hazırlayıp talepleri karşılamak için en az on saat günlük çalışma mecburiyeti vardı. Mevcut asker sayısı yüz civarındaydı, tamamını Türk asıllı gençler oluşturuyordu ve her biri en az Lise veya dengi okullardan mezun olmuşlardı. Aralarında elek altı denilen veya niteliksiz bazı Bulgar ve Çingen gençlerin sayısı o'nu geçmezdi. Askeri ihtiyaç binaları inşası yapılıyordu Havaalanı sahasında. İlk başta Plevne merkezde kırk gün bir eğitim gördük. Elimizden tüfekler alındı ve kazma, kürek, mala ve diğer inşaat edavatları verildi. Kısa zaman içinde Türk gençleri hangi işe verilmişse o işin ustaları oldular. Teşvikleyici akort usuli işler verildi ki, çalışkan Deliorman Türk asker gençler normun yüzde yüz ellisini teslim etmeye başladılar veya birbuçuk norm iş yaparak karşılığında norm fazlası işin karşılığı para verdiler. Askerlik iki seneydi o yıllarda Bulgaristanda. Askerlik bitti terhis olduk. Tekrar iş konusuna dönüyorum:
Çalıştığım işin hem istikbali yoktu, hem de Sanat okulunda Yol Kuruculuğu Makina Teknik Okulundan mezun olduğum için branş dışı bir işti bu. Resmi bir müracatla kendi branjımda çalışmak için dilekçe verdim dikkate alınmadı ve kendi isteğimle iş yeri değiştirip makina operatörlüğüne geçtim. Senmisin bunu yapan, karşılığında ceza olarak iki sene bazı sosyal haklardan mahrum kaldım ve düşük ücretle çalışmaya mecbur bırakıldım. Aldığım maaş ev kirasını ve okul masrafını zar zor karşılardı. Bu üç sene bu şekilde sürdü ve Makina Teknikeri olarak 1977 yılında mezun oldum. Bir kaç ay kamyon şoförlüğü yaptığım bir esnada Burgaz T.C. Konsolosluğundan Göçmen evraklarımız hazırlanıp evimze Aralık 1977 tarihinde gönderilmişti. Dünyalar bizim oldu... Evrak hazırlığı ve eşya toparlama zamanı hesap edilerek 21 Ocak 1978 tarihine gün verildi. Burada da yine bir çok zorluklarla karşı karşıya kaldık. Son anda okumuş olduğum okulların masraflarını bizden son kuruşuna kadar aldılar. Kapı Kule sınır kapısında ÖZGÜR soyadı alarak Ay Yıldızlı bayrağı öptükten sonra 26 Ocak 1978 de Ceyhan'ın Mercimek köyünde teyzem oğlu Recep AKBAŞ dayımın evine kavuştuk. Emeği geçenlere sonsuz teşekkürler ederken, başta Türkiye Cumhuriyeti Devletine saygı ve sevgilerimi sunuyorum... NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE
ESEN KALIN
Eşref ÖZGÜR - Akdeniz Balkan Türkleri Federasyonu Bilim Danışma Kurulu Üyesi
