Akdeniz Belediyesi Meclis Toplantısı Eylül Ayı Birinci Birleşimi Başkan Mustafa Gültak başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıya imar planları damga vurdu. 1/binlk imar planıyla ilgili bilgilerinden kendilerinden gizlendiğini iddia eden HDP'li Meclis Üyesi Salih Akbaş, "İmar konusu denildiği takdirde o şehrin anayasasıdır. O şehrin anayasası ilk başta şehirde yaşayan bütün kesimle ortaklaşması gerektiğini ilk başta ifade ettik. Bizim bu söylemlerimiz üzerine şehrin içerisinde bulunan ilgili odaları davet ettik. STK’lar bu şehrin anayasası çizilirken onlar da katkı sunmalıydı. Biz bu inançla davet ettik ve katıldılar. Bizi de bilgilendirdiler. Burada müteahhit inşaat yapacak ya da müteahhidin para kazanması o kadar önemli değil. Burada önemli olan halkın ne kadar mağdur edildiğidir. Bizim için esas olan halkın mağduriyetinin olup olmadığını incelemek. Sizinle uzun zamandır bununla ilgili toplantı yaptık. Sizin karar almanıza rağmen bu bilgiyi arkadaşlar, tadilat yapıldıktan sonra bu bilgileri aktarın demenize rağmen bürokratların bu bilgileri bizimle paylaşmamasının sebebi nedir? Bir bakıyoruz ki şu anda emlakçının yanına gidersek gidelim bu 1/1000’likler emlakçıların elinde. Bizim bilmediğimiz bilgiler onlarda mevcut. Bununla ilgili tespitler var" dedi.

"İDDİALARINIZI İSPATLAYIN"

ÖZYİĞİT, 1 MAYIS’TA İŞÇİLERLE YAN YANA YÜRÜDÜ ÖZYİĞİT, 1 MAYIS’TA İŞÇİLERLE YAN YANA YÜRÜDÜ

HDP'li Salih Akbaş'ın iddialarına tepki gösteren Başkan Gültak: "Bu dediklerinizi ispatlayın. Çünkü bizim bürokratlarımızın hepsini zan altında bırakıyorsunuz. Bu hukuken sizi zor durumda bırakır. Bunlar kayıtlara geçsin. İspatlanmadığı takdirde savcılığa suç duyurusunda bulunulacak. Salih Bey bunu ispatlamadığı taktirde hukuk karşısında cevabını verir. İmar müdürümüzün 5 binliğe uygun binlik ile ilgili ilk yazısı, 2020’nin 8. Ayı. Bize binliğin ilk gelişi bu tarihten itibaren kendi binliğimizi yukarıdaki 5 binlik ile ilgili Büyükşehir Belediyesi'nin bürokratları ile beraber çalıştık. Biz kafamıza göre binlik yapmadık. Bunun üzerine Büyükşehir bürokratları ile birçok kez yapılan toplantılarda binlik ve 5 binlik uygun hale getirildi. Daha sonra biz binliğimizi son haline getirdik. Aslında binliğin son halini, buradaki meclis üyeleri de komisyon üyeleri de hatırlar. Dediler ki; 5 binlik büyükşehirde onaylanmadı. 5 binlik onaylanmadığı için Büyükşehir bu binliklerin hepsini geri yolladı. Dedik ki bizim binliğimiz hazır. 5 binlik ile uyumlu. O günün binliği onaylandı aslında bizde. Yani 12. Ayda geri çekmesem binliği onaylanmıştı. Oy birliği ile geçmişti üstelik. Ben ne yaptım? Şimdi bunu geçirirsek, herkes kabul etti ama hukuksal bir sıkıntı çıkabilir. Gelin ben bunu geri alayım, bekleteyim, donduralım. 5 binlik Büyükşehir'den geçtikten sonra tekrar gündeme alalım dedim. Bunun üzerine hepiniz haklısınız dediniz. Meclis olarak bitmiş, onaylanmış, tasdik edilmiş, üzerinde bir milimlik itirazı olmayan binliği geri çektik. Neden? 5 binlik olmadığı için. Şu anda çok gülüyorum, çok güzel bir tiyatro oynanıyor burada. İyi tiyatro seyrederim ben de ve buradaki tiyatro da çok başarılı. İleride vizyona girebilir. Biz bunları hep beraber bitirdik zaten. Sadece 5 binlik yok diye geri çekmiştik. Bir değişiklik yapılmadı. Hukuksal nedenle çekmiştik bunu. Süreci sanki hiç yaşanmamış gibi yeniden başlattık. Yani burada bu kadar beklemenin anlamı yok. Aynı şey, dejavu yaşamayalım. 8. Ayda başlatılıp, 9 ve 10. Ayda tartışılıp Büyükşehir'in elemanları da geldi, siz de geldiniz. 5 binliğe uygun yapıldı, konu kapandı. Tam meclise geldi, geri çekildi. Yeniden neyi tartışıyoruz. Hepinizin bildiği binlik bu. Nasıl bilmiyorsunuz? Nasıl oy verdiniz o zaman? Çok komik. Evraklar burada hepsi" şeklinde konuştu.

"HİÇBİR ŞEYİ SAKLAMIYORUZ"

Meclis üyelerinden hiçbir şeyi saklamadıklarının altını çizen Başkan Gültak, "Üstelik o dönemde de tüm STK’ları çağırdık ve onların önünde yaptık. arkadaşlar bana dedi ki meclis üyelerimiz bunu tartışmak istiyor. USP veya internet ortamında istiyor dediler. Hayır veremezsiniz dedim. Büyükşehirde veya diğer belediyelerde böyle bir şey yapılıyor mu? Yasal değil bu istediğiniz şey. Sizden saklamıyoruz zaten bunu. O toplantılara bütün üyeler katılabilirler. Hatta ve hatta yapmamalarını söylemelerime rağmen, tereddüt kalmasın diye tamam dedim. Odalara da yazı yazalım, oradan birer kişi gelsin meclis üyelerinin kafasına takılan şeyleri anlatsınlar. Daha önce bunlar soruldu mu? Soruldu. STK’lar bir problem yok dedi. Sizler de sordunuz bu soruları 10 ay önce. Neyse unuttuk dedik, hafızlardan silinmiş olabilir. Yazı yazalım dedim meclis üyelerine çünkü bu iş artık acil. Yazı yazın, hepsi gelsin. Madem mobil ortamda istiyorlar kafalarında hala soru işaretleri var demek ki. Bu soru işaretlerini o toplantıda sorsunlar bizim bürokratlarına. O STK’lar da soruları değerlendirsin ve bu iş bitsin dedik. Ama arkadaşlar meclisin tatil olduğunu söylediler. Meclis tatilde evet buna hep beraber karar verdik. Meclis tatil ama bürokratlar tatil değil. Başkan tatilde değil. Meclis üyeleri böyle kritik bir konuda tatile gitmek zorunda değiller. Şehrin en önemli konusu ile ilgili karar alacağız ve “Ben tatildeyim kalsın” diyemezsiniz. Vatandaş sorar size 2,5 sene sonra tatili. 10 aydır konuştuğumu, tartıştığımız ve anlaştığımız bir konu var ortada. Şimdi dönüp dolaşıp aynı yere geri geliyoruz. Ben memurlara talimat verdim. Sabah 8’den gece 2,3’e kadar çalışacaksınız dedim. O dönemde sizlerin itirazları vardı. Onlar da düzeltildi. Ben sizi de çağırdım. Gelip, görseydiniz. Ben bir şey saklamadım. İdare yani meclis başkanı olağanüstü toplantıya çağırabilir. Meclis üyelerini de toplantıya çağırabilir, tatili iptal de edebilir. Bu konu ile ilgili arkadaşları çağırdım ben, diğer meclis üyelerine de haber verdim. Gelseydiniz. Demek ki tatiliniz daha önemliymiş. Biz tatil yapmak için seçilmedik, çalışmak için seçildik. Biz size ağustos ayının tatil olmasını uygun görüyor musunuz diye sordum. Oy birliği ile evet dediniz. Bu kararı ben tek başıma vermedim. Millet imar bekliyor. Sizleri toplantıya çağırdım ama sizin verdiğiniz cevap ise “biz tatildeyiz” oldu. Burada yanlış bir bilgilendirme yok. Sonuç itibari ile tüm evraklara ulaşabiliyorsunuz. Geldiğiniz andan itibaren bu yetki var. Bana izahat ver dediğinizde bu yapılmak zorunda. Mersin merkezde hiçbir yerin binliği bu kadar masaya yatırılmadı. Yüzlerce toplantıya sebep verdik. Siz bu binlikten haberdarsınız. Büyükşehir bürokratları ile birlikte tartışıldı uyuşmazlık olmasın diye. Haberimiz yok gibi bir iddiayı kabul etmiyorum. Cuma gününe kadar olan süreyi kabul ediyorum ama onun dışında idareden geldiği gibi oylarım haberiniz olsun. İsterseniz red verin bu benim sorunum değil. Cuma günü oylanmak şartıyla ek sürenizi oylarınıza sunuyorum" dedi.

"8 AY OLDU BÜYÜKŞEHİR'DE BEKLİYOR"

Göreve geldiği günden bu yana barıştan ve kardeşlikten yana olduğunun altını çizen Başkan Gültak, "Belediyemizde hiç işçi çıkarmayarak insanlığa ve emeğe ne kadar değer verdiğimizi gösterdik. İnsanların siyasi görüşünden çok insanlığına değer verdik. Tüm bölgelerde hizmetler üretiyoruz. Barış ve adalet gerçekten lazım. İmar konuları bence şehrin en önemli konusu. Özellikle 2. Etap imarını bekliyoruz. 20 yıldır gelmeyen tarım görüşünü bizim ve Lütfi Elvan Bakanımızın yoğun çalışmalarımız sonucunda getirdik. 8 ay oldu Büyükşehir'de bekliyor. 2. Etap imar planları en çok Akdeniz’in insanlarını ilgilendiriyor. Lojistik, liman, ticaret etkileniyor. Akdeniz’in insanlarının gelir seviyesinin artmasında, düzenli hayat yaşamasında bu 2. Etap imar planlarını önemsiyorum" ifadelerini kullandı.

"HESABINI GİDİN MESKİ VE BÜYÜKŞEHİR'DEN SORUN"

Çay Mahallesi'ndeki asfalt ve bozuk yolların sebebinin Akdeniz Belediyesi'nin değil, MESKİ ve Büyükşehir Belediyesi olduğunu öne süren Başkan Gültak, "Çay Mahallesi’nde yarından itibaren sakinlerine Karacailyas, Çilek, Karaduvar sakinlerine birer tane mektup yazacağım. Çamlıbel’de bunu yapmıştım. 10 bin kişiye mektuplar dağıtılacak. Mektuplardaki konulardan bir tanesi de asfalt meselesi olacak. Buradan da hodri meydan diyorum. Bunun sorumluluğu tamamen MESKİ’dedir. Bunun sorumluluğu Büyükşehir ve MESKİ’dedir. Bunu inkar ediyorsanız istediğiniz yerde bunu konuşabiliriz. Daha 2 gün önce sosyal medya üzerinden Çay Mahallesi’nde mesaj atan gençlerin çayını içmeye gittim. Kendileri söyledikleri için söylüyorum, görüşleri de hemen hemen hepsinin HDP’ydi. Oturduk 3 saat sohbet ettik. Yanlarında MESKİ Genel Müdürü’nü aradım. Bu iş nasıl olacak diye sordum. Bana dediği şu oldu, “Başkanım uğraşıyoruz, ihaleye çıkıyoruz. Ya biz ya da Büyükşehir yapacak”. Bunun hesabı inşallah Büyükşehir'den sorulur. Aldığım duyumlara göre 2 bin 500 metrelik boru daha döşenmemiş. Müteahhit ile sıkıntılar varmış. Müteahhittin fes etme süreci Kasımın sonuymuş. Kasımın sonuna kadar işlem yapamıyorlarmış. Yeni ihaleye çıkmaları gerekiyor. Bu işler 2022’yi geçecek ama bunun sorumlusu ben değilim. O insanlar ızdırap çekiyorsa bunun hesabını MESKİ ve Büyükşehre soracaklar. Israrla bugüne kadar basın açıklaması yapmadım. Gültak siyaset yapıyor diyorlar. Ama siz sorunca söyledim. Yarından itibaren de bu mektupları 10 bin kişiye ulaştıracağım. Tersini iddia eden varsa karşı karşıya gelmeye de hazırım. Gittiğimde biz seni seçtik, buraları neden yapmıyorsun diye bana soruyorlar ama sorumlusu ben değilim. Tek tek anlatacağız vatandaşa. TOKİ ile ilgili de vatandaşa yalanlar söyleniyor. Onunla ilgili de mektup yazacağım. Bilgi kirliliği ortadan kaldırmanın yolu bu. Sosyal medyayı kullanmaktansa direkt mektupla halledeceğim. Çay Mahallesi maalesef bekleyecek ama benden dolayı değil" şeklinde konuştu.

Toplantıda, ayrıca Akdeniz ilçesine bağlı Puğkaracadağ Mahallesi Muhtarlığı ve mahalle sakinlerinin talebi üzerine, mahallede yapılan halı sahaya ‘Gazi Jandarma Uzman Çavuş Sedat Şahin’in adının verilmesi ile ilgili teklif görüşüldü. Direkt oylanan gündem maddesi, Meclis üyelerinin oybirliği ile kabul edildi.