12 haftayı aşan burun tıkanıklığı ne anlatıyor?

Gece ağız açık uyumak, sabah boğaz kuruluğuyla uyanmak, gün içinde sürekli burnunu açmaya çalışmak… Burun tıkanıklığı, günlük yaşamda alışılan ancak nedeni her zaman doğru anlaşılmayan şikâyetler arasında yer alıyor. Ocak 2025’te Clinical & Experimental Allergy dergisinde yayımlanan kapsamlı bir araştırmada, burun tıkanıklığının nedenlerinden biri olan kronik rinosinüzitin küresel birleştirilmiş yaygınlığı yüzde 8,71 olarak hesaplandı. Kulak Burun Boğaz ve Baş-Boyun Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Sinan Eroğlu, geçmeyen tıkanıklığın yalnızca sinüzit, alerji veya kemik eğriliğiyle açıklanamayacağını; birden fazla etkenin aynı kişide bulunabileceğini belirtiyor.

SAĞLIK - 03-11-2026 14:07

“Soğuk algınlığım geçmedi”, “Alerjim var”, “Burnumda kemik eğriliği var” gibi açıklamalar, uzun süren tıkanıklığın tek bir nedene bağlanmasına yol açabiliyor. Oysa burun içindeki dokuların şişmesi, burun bölmesindeki eğrilik, polipler veya hava geçişini etkileyen daralmalar benzer yakınmalar oluşturabiliyor. Bu durumların birlikte bulunması, şikâyetin nedeninin ayrıntılı değerlendirilmesini gerektiriyor.

Op. Dr. Sinan Eroğlu, “Burun tıkanıklığı bir belirtidir; nedenini anlamadan doğrudan tedavi seçmek eksik bir yaklaşım olur. Tıkanıklığın ne zaman başladığı, tek tarafta mı yoksa iki tarafta mı hissedildiği, mevsimlerle değişip değişmediği ve kullanılan ilaçlar bize önemli bilgiler verir. Muayenede saptanan bir bulgunun, hastanın bütün şikâyetlerini açıklayıp açıklamadığını da değerlendirmek gerekir.” diyor.

20 ÜLKEDEN VERİLER SORUNUN YAYGINLIĞINI ORTAYA KOYUYOR

2025 tarihli sistematik derleme ve meta-analiz, dört kıtadan 20 ülkede gerçekleştirilen 28 araştırmayı kapsıyor. Toplamda 237 milyondan fazla kişiye ait verilerin yer aldığı çalışmada, kronik rinosinüzit yaygınlığına ilişkin birleştirilmiş tahmin yüzde 8,71 bulundu. Bu oran Türkiye’ye özgü bir sıklığı veya bütün burun tıkanıklıklarının yaygınlığını göstermiyor; tıkanıklığa yol açabilen hastalıklardan birinin küresel yüküne işaret ediyor.

Eroğlu, “Bu veriler, uzun süren burun ve sinüs yakınmalarının ne kadar geniş bir kesimi ilgilendirdiğini gösteriyor. Ancak sık görülmesi, her tıkanıklığın sinüzit olduğu anlamına gelmez. Benzer belirtilerin altında farklı nedenler bulunabilir. Hastanın kendi kendine koyduğu tanıyla uzun süre aynı tedaviyi tekrarlaması, asıl sorunun anlaşılmasını geciktirebilir.” ifadelerini kullanıyor.

12 HAFTA ÖLÇÜTÜ TEK BAŞINA TANI KOYDURMUYOR

Kronik rinosinüzit değerlendirmesinde, en az 12 hafta süren iki veya daha fazla belirti aranıyor. Bunlardan en az birinin burun tıkanıklığı veya burun akıntısı olması gerekiyor; yüz bölgesinde basınç ve koku almada azalma da değerlendirmeye katılıyor. Amerikan Kulak Burun Boğaz–Baş ve Boyun Cerrahisi Akademisi Vakfı’nın 2025’te güncellediği erişkin sinüzit kılavuzu da tanısal doğruluğa ve gerektiğinde endoskopi veya bilgisayarlı tomografi gibi incelemelerle tanının desteklenmesine vurgu yapıyor.

Eroğlu, “12 hafta, hekime başvurmak için beklenmesi gereken bir süre değildir. Uykuyu ve günlük yaşamı etkileyen, tekrarlayan veya giderek artan tıkanıklık daha erken değerlendirilmelidir. Süre önemli bir ipucudur; fakat tek başına hastalığın adını koymaz.” diyor.

KEMİK EĞRİLİĞİNE BAŞKA SORUNLAR DA EŞLİK EDEBİLİR

Burun bölmesindeki eğrilik, halk arasında “burun eti” olarak bilinen konkaların büyümesi ve nazal valv bölgesindeki daralma, hava geçişini farklı biçimlerde etkileyebiliyor. Alerjik veya alerjik olmayan rinit de burun içi dokularda şişliğe yol açabiliyor.

Eroğlu, “Bir kişide septum eğriliği bulunması, tıkanıklığın yalnızca bundan kaynaklandığını göstermez. Aynı hastada alerjik yakınmalar veya burun içi dokularda büyüme de olabilir. Tedavide hangi etkenin ne ölçüde rol oynadığını anlamaya çalışırız. Her tıkanıklık ameliyat gerektirmez; cerrahi düşünüldüğünde de şikâyete neden olan yapısal sorun doğru belirlenmelidir.” açıklamasını yapıyor.

KISA SÜRELİ RAHATLAMA KALICI ÇÖZÜM ANLAMINA GELMİYOR

Hızlı rahatlama sağlayan dekonjestan burun spreylerinin uzun süre veya tekrarlayan kullanımı, tıkanıklığın yeniden artmasına neden olabiliyor. ENT Health, bu ürünlerin kullanımının bir haftadan kısa tutulması gerektiğini belirtiyor. Bu uyarı, kortikosteroid içeren bütün burun spreylerine genellenmemeli; ürünün türü ve kullanım süresi ayrı değerlendirilmelidir.

Eroğlu, “Hastanın kullandığı ürünün adını, sıklığını ve süresini bilmek önemlidir. Spreyle kısa süre rahatlamak, altta yatan nedenin tedavi edildiğini göstermez. Uzun süredir tıkalı bir burunla yaşamaya alışmak yerine, bu durumun nedenini araştırmak gerekir.” diyor.

Kalıcı tek taraflı tıkanıklığa tekrarlayan kanama veya kanlı akıntı eşlik ediyorsa değerlendirmenin geciktirilmemesi gerekiyor. Göz çevresinde şişlik, görme değişikliği veya şiddetli baş ağrısı gibi belirtiler ise acil değerlendirme gerektirebiliyor.

Günün Diğer Haberleri