Girgin, doğal güzellikleri ve zengin kültürel mirasıyla öne çıkan Bodrum'da özellikle aşırı pahalı lahmacun ve yiyecek içecek ürünleri üzerinden yapılan vurguların, yerli turistleri olumsuz etkilediğine dikkat çekti.

Yerli turistlerin Yunan adalarına yönelik talebinin de bu algı nedeniyle arttığını dile getiren Yiğit Girgin, bu konuda iç pazarın teşvik edilmesinin ülke ekonomisi için önemini vurguladı.

İÇ TURİZM DESTEKLENMELİ

YILIN İLK ÇEYREĞİNDE 154 ÜLKEYE İHRACAT YILIN İLK ÇEYREĞİNDE 154 ÜLKEYE İHRACAT

Yurt dışında pandemi veya savaş dönemlerinde dahi iç pazarları canlandırmak için adımlar atıldığını hatırlatan Girgin, “Rusya savaş döneminde iç turizmi hareketlendirmek için kendi vatandaşlarını Kırım'a gönderdi. Avrupa da pandemi sırasında kendi iç turizmini canlandırmaya çalıştı. Türk ekonomisi, dövizi içeride tutması gerekirken özellikle sosyal medyada Yunan adalarına yönelik yapılan kampanya sektöre zarar veriyor. İç turizmde hareketlenmesini arzu ettiğimiz ülkemizin güzide yerlerinin ön plana çıkmasını beklerken Yunan adaları sanki çok ucuzmuş gibi bir algı yaratılmaya çalışılıyor. Türk vatandaşlarının tüm dünyayı gezmesini tabii ki arzu ederiz. Ama yurt dışı destinasyonlarında ekonomi ve kalite faktörlerini gözetmeksizin yapılan karşılaşmalar sektör adına sorun yaratıyor” diye konuştu.

EKONOMİK KARŞILAŞTIRMA YAPMAK DOĞRU DEĞİL

Bodrum'un genel anlamda gerek tesis, gerekse de hizmet kalitesiyle uluslararası standartlarda olduğunu kaydeden Yiğit Girgin, zemini olmayan ekonomik karşılaştırmaların haksız rekabet yarattığına işaret etti.

Girgin, “Kapıda vize uygulamasıyla turistler bir kereliğine giriş yapıyor ama giriş oradaki memurun insiyatifine bağlı oluyor. Aslında objektif davrandıklarını düşünüyorum. Fakat kapıda vizeyle gidenlerin adalara giremediği haberleri de geliyor. Yunan adalarında tatil yapmak isteyenlerin karşılaştığı kapıda vize uygulaması bekleme sürelerinin uzaması nedeniyle sıkıntı yaratsa da genel talebi çok etkilemiyor. Bodrum, her bütçeye uyabilecek çeşitlilikte yiyecek içecek alternatifleriyle dolu. Bu nedenle, lahmacun lobisinin ve ekonomisinin Bodrum turizmi için yarattığı aşırı pahalı algısıyla kötü bir ün ve olumsuz söylem geliştirilmesi kimseye fayda sağlamıyor” ifadelerini kullandı.

TURİZMDE GİRDİ MALİYETLERİ DÖVİZE ENDEKSLİ

Türkiye'de genel kalite ve servis hizmetlerinin yüksek olduğunu anlatan Yiğit Girgin sözlerini şöyle sürdürdü: “Döviz bazında maliyetlerimiz artmasına rağmen Türk lirası olarak satış yapıyoruz. Dövizin sabit seyri nedeniyle işletme maliyetlerimiz de her yıl artıyor. Kurun dengesizliği ve olması gereken düzeyde bulunmaması iç pazarı da etkiliyor. Örnek vermek gerekirse 2017'de euro 4 lira iken 2024'de 35 lira oldu; yaklaşık 8,5 kat arttı. 2018'de bin 800 olan asgari ücret bugün 17 bin TL oldu euro ise aynı oranda artmadı. Normalde euronun bu hesaba göre 40 - 50 TL aralığında olması lazım. Bu durum fiyatların yükselmesine neden oluyor. Yurt dışıyla olan rekabet ortamında Bodrum'un bir destinasyon olarak avantajını sürdürebilmesi için ekonomik istikrarın sağlanması gerekiyor.”

Editör: Yasin ABACI