03.01.2021, 01:22

KURTULUŞTAN VAROLUŞA!

30 Ekim 1918 tarihinde imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması sonrası Mersin, İngiltere ve Fransa tarafından işgal edilmiştir. Kentin iki ülke tarafından işgal edilmesinden yaklaşık bir yıl sonra Mersin ve çevresinin askeri ve idari yönetimi, 1919 sonlarında, İngiltere-Fransa arasındaki anlaşma gereği Fransa’ya bırakılmıştır. Fransa, bölgede kendine bağlı bir Ermenistan kurulması doğrultusunda çalışmalar yürütmüştür. 

Mondros Ateşkes Antlaşması’nın Mersin’i doğrudan ilgilendiren hükümleri; 5., 7., 10. ve 16. maddeleri olmuştur. Antlaşmanın ilgili maddeleri ise şunlardı Madde 5: Sınırların denetlenmesi ve iç düzenin korunması için gerekli olan birlikler dışında Türk Ordusu’nun derhal terhis edilmesi. 

Madde 7: Müttefiklerin kendi güvenliklerini tehdit edecek herhangi bir durum ortaya çıkarsa, herhangi bir stratejik noktayı işgal etme hakkı bulunması. 

Madde 10: Toros tünel sisteminin Müttefiklerce işgali. 

Madde 16: Hicaz’da, Asir’de, Yemen’de, Suriye’de ve Irak’ta bütün garnizonların en yakın Müttefik Komutanı’na teslim olmaları ve “Beşinci” maddede saptanacak olan düzenin korunması için gerekenler dışında, bütün birliklerin Kilikya’dan çekilmeleri.

17 Aralık 1918’de, İngilizlerin kontrolündeki Halep’ten Mc. Andrew’in komutasındaki getirilen Mecusi ve Müslüman Hintli askerlerle işgal başladı.  

1 Ocak 1919’da Fransızlar 150’si Fransız, kalanı Ermeni lejyonerden olmak üzere toplam 1500 kişilik bir kuvvetle Mersin’i işgal etmişlerdir. Fransız üniforması giydirilmiş Ermeni gönüllülerden oluşan bir tabur, Mersin’de Taşhan’a, ikinci bir tabur Araplar Köyü, Hıristiyan Köyü (Osmaniye Mahallesi) ve Mesudiye Mahallesi civarında kurulan çadırlara, Cezayir, Tunus ve Fransızlardan oluşan bir başka tabur da Kışla ile Müftü Mahallesindeki medreseye yerleştirilmişti. Mersin’den sonra 19 Aralık 1918’de Tarsus da Fransız askerlerince işgal edilmiştir.

Fransa Hükümeti’nin yaklaşık üç yıllık işgal yıllarında kentin idari yönetimine ve yöneticilerine, Osmanlı yönetsel yapılanması içinde bulunmamasına rağmen “Kilikya” adı verilmiştir. Klikya adıyla kurmuş oldukları bölgede, sosyal hayatın yanı sıra, gümrük işlemlerine,  ithalat-ihracat sınırlandırmaları ve fiyat belirlemelere müdahale etmişlerdir. 

Fransa Hükümeti, Mersin’i kendi askeri güçleri ile işgali altında tutamayacağını bildiğinden bölgeyi kendi kontrolü altındaki Ermeniler aracılığıyla yönetmeyi amaçlamıştır. Bu sebeple Jandarma teşkilatından Türk asker ve subaylarını görevden uzaklaştırıp yerlerine Ermeni’leri getirmişlerdir. Açık bir şekilde Ermeni politikası uygulayan Fransız Hükümeti, hem işgal ettikleri kentlerde idari ve askeri kadrolara Ermenileri atamış hem de dünyanın farklı bölgelerinden Ermenileri buraya taşıyarak sosyo-kültürel yapıyı da değiştirmeye yönelik çalışmalar yürütmüştür. Mersin’e işgal komutanı ve kaymakam unvanıyla atanan Fransız ordusunda görevli Binbaşı Anfre, Mersin’de hükümet binasına yerleştikten sonra kentte birtakım idari ve askeri değişiklikler yapmıştır. Mutasarrıfı görevden almış, yerine Tahrirat Müdürü Salim Bey’i atamıştır. 6 Şubat 1919’dan itibaren de resmi daireleri kontrol altına almaya başlamışlarıdır. 1 Mart 1919’dan itibaren Türkler, Mersin’deki devlet dairelerinden ve kabinde de şehirden uzaklaştırılmaktaydı. İşten atılmanın gerekçesi çoğu zaman “Fransa aleyhindeki cemiyetlere iştirak” olarak gösterilmekteydi. Anfre, Galip Bey’i uzaklaştırdıktan sonra kısa zamanda kontrolü eline almış; gümrükte, belediyede müfettişliklerde, maliyede, tapuda, evkafta, jandarmada kontrolü tamamıyla eline geçirmiş buralara Fransız subaylarını ve Ermenileri yerleştirmiştir. Bir Fransız Başçavuşunu da polis komiserliğine tayin etmiştir. Mersin’de Maliye, tapu ve evkaf idarelerinde asıl yetki kentin Ermenilerinden olan Hamparsum Tulumciyan’a verilmiş ve çeşitli oyunlarla araziler, gayrimenkuller Türklerin elinden alınmıştır. 

İlan edilen beyanname ve aramalarla Türklerin elindeki silahlar toplanırken, Fransızların bölgedeki en büyük yardımcıları Ermeniler ise silahlandırılmıştır. 

Binbaşı Anfre, kentte bulunan İslam ve Hıristiyan liderlerini toplayarak yoksullara buğday, un, şeker ve sair ihtiyaç maddeleri dağıtacağını belirterek, her cemaatten ait oldukları din ve mezheplerle ilgili hayır cemiyetleri kurmalarını talep etmiştir. Sonrasında Arapların “El-Cemiyet’ül İslamiyet’ül Karabiye”si, Kürtlerin “Kürt Teavün Cemiyeti”, Ermenilerin Taşnak, Hınçak, Hoybon ve Protestanların Birliği” ile Ermeni Cemiyeti Müttehidesi, Rumların “Rum Cemiyeti”, Katoliklerin “Katolik Cemiyeti” idare heyetlerini oluşturulmuştur. Türkler ise çeşitli güçlüklerle karşılaştıktan sonra “İslam Cemiyeti”ni kurabilmişlerdir. Musevilerin o dönemdeki temsilcisi Gatenyo ve Kapiloto, Anfre’den gelen yardım cemiyeti kurma teklifine, cemaatlerinin Havrada teşkilatı olduğunu yardımların buraya gönderilmesini isteyerek ayrı bir cemiyet kurulmasına sıcak bakmadığını ifade etmiştir. Görünüşe göre yoksullara yardım söyleminin arkasında toplumun bölünmesi “Türkleri diğer unsurlardan ayırmak, bu cemiyetleri Türkler aleyhinde kullanmak, Türklere karşı kışkırtmak…” vardı; nitekim Anfre, amacına da ulaşmıştır.

İşgal süresince Mut’ta, Mersin’de, Gülnar’da, Silifke’de, Arslanköy’de kurulmuş olan müdafaa-i hukuk teşkilatları, çeşitli silahlı birlikler oluşturarak yörede Fransızlara karşı önemli mücadeleler yürütmüşlerdir. Kuvay-ı Milliye'nin mücadelesi sonucu emperyalist işgal yönetimi “Kilikya'da” tutunamamıştır. Mersin’de Fransızlara karşı önemli mücadele veren yaklaşık bin kişilik bir grup bulunmaktaydı. Komutanları ve müfrezelerinin başlıcaları ise şunlardı: Grup Komutanları; Milis Yüzbaşı Emin Resa (Aslan) Bey, Yüzbaşı İbrahim, Binbaşı İhsan, Binbaşı Çeçen Osman, Deniz Yüzbaşı Muhittin, Binbaşı Ethem Beyler komutanlık etmiştir. Grup Müfrezeleri; Sahil Müfrezesi: Merkezi Çiftlikköy’dü. Silifkeli Yedek Teğmen Adil Bey komutasındaydı. Bozan Müfrezesi: Başçavuş Tahsin Şahin komutasındaydı. Emirler Müfrezesi: Mağara’dan gelen öğretmen Ali Rıza Timurtaş komutasındaydı. Hamzabeyli Müfrezesi: Şeref Genç komutasındaydı ve daha sonra müfrezenin adı Yılmaz olarak değiştirildi. Çopurlu Müfrezesi: Mersinli Asteğmen Refik, ağabeyi Teğmen Hakkı (Deniz) ve Asteğmen Yusuf Kenan bu müfrezeye komutanlık etmişlerdir. Efrenk Müfrezesi: Arslanköylü Hüsnü Yıldırım komutasındaydı. Alsancak Müfrezesi: Yedek Teğmen Osman Muzaffer (Koçaşoğlu) tarafından kurulmuştur. Buluklu Müfrezesi: Yedek Teğmen Osman Heybetullah (Tekeli) komutasında oluşturulmuştur. Makineli Tüfek Müfrezesi: Yedek Teğmen Hamdi Bey komutasındaydı. Süvari Müfrezesi: Milis Çerkez Süleyman Bey tarafından kurulmuştu. İşgalden itibaren büyük zorluklar yaşanmış olmasına karşın bu durum Mersinlileri yıldırmamış, Mersin ve çevresini Kuvayi Milliye’nin güçlü direniş cephelerinden biri haline getirmiştir. İşgal döneminde bölgede sivil cemiyetler, askeri (Kuvayi Milliye) örgütlenmeler, Kuvayı Milliye’nin direnişi adım adım Fransızları bölgeden çekilmeye zorunlu kılmıştır. 20 Ekim 1921’de Türkiye Dışişleri Bakanı Yusuf Kemal Tengirşenk ile Franklin Bouillon arasında geçen 2 haftalık müzakereden sonra 13 maddelik “Ankara Antlaşması” imzalanmıştır. Bu anlaşmaya göre Suriye sınırımız Hatay dışında bugünkü şekliyle çiziliyor ve Fransızlar 20 Aralık 1921 tarihine kadar, sınırın kuzeyinde kalan askerlerini çekmeyi kabul ediyorlardı.

Ankara Antlaşması Güneydoğu Anadolu ile Çukurova’da süregelen savaşlara son veriyor, işgalin son bulmasını sağlıyordu. Fransızların Mersin’den çekildiği gün olan 3 Ocak 1922’den bu güne 3 Ocak “Kurtuluş Günü” olarak kutlamaktadır.

3 Ocak

Kararı istiklâl! 

Kavgası hürriyet! 

Cidâli yaşamak üstüne olan soylu ve yürekli bir ecdadın Mersin’de hürriyet meşalesini tutuşturduğu; 

“Mersin Türk’tür!” dediği tarihi bir gün! 

Bugün 3 Ocak! 

Mersin’in kurtuluş! 

Mersinlilerin varoluş günü! 

Milli ve Mahalli Kurtuluş Günleri, ortak anlamlar ve faaliyetler ağına gönderme yapan önemli ritüellerdir. Bizi birbirimize bağlayan duygu alışkanlıklarına işaret eder ve aynı eylemsel akış içinde bir araya gelmemizi sağlar. Uyumlu duruşumuzu pekiştirir. Kimliğimizi ve düzenimizi kollar. Zamansal ve mekânsal birlikteliğimizi, milli ve ruhi tekâmülümüzü sağlamlaştırır. Bu bakımdan kurtuluş günlerinde iştirake heves duymak; bu günleri bilinçli ve şuurlu bir alâkayla, bayram havası içinde, görkemli ve yoğun katılımlı olarak kutlamak ecdada olan gönül borcumuzdur. Bu cezbeyi ortak his ve heyecan şuuru içinde yaşamaksa fikri davamız için elzemdir. His ve heyecan olmadan fikir ve dava olmaz! 

Hitit, Yunan ve Roma gibi büyük medeniyetlere beşiklik etmiş, kuruluşu 1800’lere kadar uzanan, Anadolu’nun en eski yerleşim bölgelerinden biri olan, Mersin’e lazım olan şey Mersin sevdasını, idealini, ülküsünü aklına, gönlüne ve diline nakşetmiş Mersinlilerdir! Sanayisi, ticareti, turizmi, sanatı, edebiyatı ve beşeri unsuru ile tanınan ve öne çıkan, Türkiye’ye yakışır bir Mersin inşa etmek ve ona sahip çıkmaksa Mersinlilerin asli ve yegâne görevidir! 

Ne yazık ki Mersin yılların ihmalleri sonucu hak ettiği yerin çok gerisinde kalmış bir şehir haline gelmiştir. İnsanların yaşamaktan çok da mutlu olmadığı, kendilerini güvende hissetmedikleri bir şehir.

Bu güzel şehrin ruhu kaybolmak üzeredir.

Bu şehirde yaşayan hiç kimse ya da hiçbir müessese var olan bu yapının dışında değerlendirilemez. Bu şehirde yaşayan ve bağı olan herkes mevcut durumdan az ya da çok sorumludur. Çünkü hiçbir yükseliş ya da çöküş toplumun bir kesimine bağlı olarak gerçekleşmez. Yükseliş ya da çöküşlerde ben hariç diye bir anlayış söz konusu değildir. Toplumun tüm kesimleri iyiden de kötüden de sorumludur.

Yolu Vendik’e düşenler bilirler. Venedik’te San Marco meydanında bir çan kulesi vardır, Aziz Mark Çan Kulesi bu kuledeki çan her gün saat 12’de 12 kez çalar. Önemsiz gibi gözüken bu olay Osmanlının Viyana kapılarından ayrıldığı günden bu tarafa aralıksız devam etmektedir. Osmanlı Venedik’e hiç girmemiş olmasına rağmen 338 yıldır zafer sembolü olarak sürekli çalmaktadır. 

Aralıksız. 

Kesiksiz. 

Durmaksızın.

Ey güzel Mersin’im senin bağrından düşman atılalı, def edileli 99 yıl oldu. Senin insanların ne çabuk unuttular o kara günleri. Neden sende düşman işgalinden kurtuluşu unutturmayacak bir sembol yok. Neden sende zaferi hatırlatacak bir işaret yok Unutulduğun için mi ruhunu kaybediyorsun Mersinim….

Mersin’in işgalden kurtuluşunun 99. yıldönümü kutlu olsun!










 

Kaynaklar:

İbrahim BOZKURT “İşgal Yıllarında Mersin” Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Mart 2018 22(1): 407-435.

İşgal Yıllarında Mersin (1918-1922) 433 Akyüz Y. (2003). 

Kilikya Faciaları ve Urfa’nın Kurtuluş Mücadeleleri. Ankara. Arıkoğlu, D. (1961). 

Türk İstiklal Harbi I, Mondros Mütarekesi ve Tatbikatı. Ankara: Genelkurmay Basımevi. Bozkurt, B. (2015).

“Yılmaz Müfrezesi Kumandanı Şeref Genç’e Göre Mersin’in İşgali”, [Bildiri]. Erdem Ünlen vd. (Yay. Haz.) Milli Mücadele’de Güney Bölgesi Sempozyumu Bildirileri , (25-27 Aralık 2013). (ss.403-427). Ankara: Atatürk Araştırma Merkezi Yayınları. Cebesoy, A.F. (1953). 

Milli Mücadele’de Adana ve Havalisi (1918-1922). Ankara: TTK Basımevi. Çelik, K. (2005). 

“Fransız İşgal Dönemi Mersin Belediye Başkanı Ahmet Hallaç’ın Anıları”. 

İçel Tarihi. Ankara: Güzel Sanatlar Matbaası. Çiftçi, A. (2009). 

Milli Mücadele Döneminde Mersin ve Havalisinde İz Bırakanlar. Mersin: Bizim Grup Basımevi. E. Brẻmond E. (1921), La Cilicie en 1919-1920. Paris. Ener, K. (1996). 

Birinci Dünya Harbinde Suriye Hatıraları. C.1. İstanbul. Erikan, C. (1972). 

Milli Mücadelede Develi ve Ermeniler. Ankara: Kültür Bakanlığı Yayınları. Gürün, K. (1985). 

“Çukurova’da Fransız-Ermeni İşbirliği (1918-1921)”. Belleten, LXVI, (247): 943-965. Hatipoğlu, S. (2015). “Milli Mücadele’de Suriye İtilâfnâmesi’nin Yeri” [Bildiri]. Erdem Ünlen vd. (Yay. Haz.) 

“Kurtuluş Savaşı Yıllarında Çukurova”. Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi. XX, (58): 47-64. Kasalak, K. (1993). 

Kurtuluş Savaşı’nda İçel. (1971). İstanbul: Türkiye Kuvayi Milliye Mücahit ve Gazileri Cemiyeti Mersin Şubesi Yayınları. Öke, M.K. (1986). 

İşgal Yıllarında Mersin (1918-1922) 435 Öztoprak, İ. (1981). 

Türk İstiklal Harbi. C.IV. Güney Cephesi, Ankara. Selek, S. (1982). 

Kurtuluş Savaşında Kahraman Çukurovalılar, (Adana, Tarsus, Mersinliler). İstanbul: Aydınlık Basımevi. Şıvgın, H. (2015).

“Mustafa Kemal Paşa-General Harbord Görüşmesi Tanık ve Tercümanı: Prof.Hulûsi Y.Hüseyin (Pektaş)”, Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, IV (10): 197-207. Toros, T. (2001). 

Kurtuluş Savaşı’nda Çukurova. Ankara: Kültür Bakanlığı Yayınları. Toynbee A.J. (1923). 

“1921 Tarihli Türk-Fransız Anlaşması’nın Hazırlık Aşamaları”, Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi. 

Yorumlar (0)
banner143
açık
Namaz Vakti 25 Ocak 2021
İmsak 06:19
Güneş 07:42
Öğle 12:59
İkindi 15:43
Akşam 18:06
Yatsı 19:23
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 20 44
2. Galatasaray 20 39
3. Fenerbahçe 19 39
4. Gaziantep FK 20 35
5. Trabzonspor 20 33
6. Hatayspor 20 32
7. Alanyaspor 19 31
8. Karagümrük 20 30
9. Malatyaspor 20 27
10. Antalyaspor 20 26
11. Göztepe 20 25
12. Rizespor 20 25
13. Sivasspor 19 24
14. Başakşehir 20 24
15. Konyaspor 20 23
16. Kasımpaşa 19 22
17. Kayserispor 19 19
18. Gençlerbirliği 20 19
19. Ankaragücü 19 18
20. Erzurumspor 20 17
21. Denizlispor 20 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 18 38
2. Samsunspor 18 36
3. İstanbulspor 17 34
4. Altay 18 32
5. Adana Demirspor 18 31
6. Ankara Keçiörengücü 18 31
7. Bursaspor 18 30
8. Tuzlaspor 18 30
9. Altınordu 17 28
10. Bandırmaspor 18 27
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 18 20
13. Boluspor 18 19
14. Akhisar Bld.Spor 18 16
15. Menemen Belediyespor 17 16
16. Balıkesirspor 18 16
17. Ankaraspor 18 10
18. Eskişehirspor 18 4
Takımlar O P
1. M. United 19 40
2. Man City 18 38
3. Leicester City 19 38
4. Liverpool 19 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. West Ham 19 32
8. Aston Villa 17 29
9. Chelsea 19 29
10. Southampton 18 29
11. Arsenal 19 27
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Burnley 18 19
16. Newcastle 19 19
17. Brighton 19 17
18. Fulham 18 12
19. West Bromwich 19 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 18 47
2. Real Madrid 19 40
3. Barcelona 19 37
4. Sevilla 19 36
5. Villarreal 20 34
6. Real Sociedad 20 31
7. Granada 20 28
8. Real Betis 20 27
9. Celta de Vigo 20 24
10. Cádiz 20 24
11. Levante 19 23
12. Getafe 18 23
13. Athletic Bilbao 18 21
14. Valencia 20 20
15. Eibar 20 20
16. Real Valladolid 20 20
17. Osasuna 20 19
18. Deportivo Alaves 20 18
19. Elche 18 17
20. Huesca 20 13

Gelişmelerden Haberdar Olun

@