Batıgöz Sağlık Grubu Manisa Şubesi Kulak Burun Boğaz (KBB) Uzmanı Op. Dr. Çetin Kurtuluş, kepçe kulağın genellikle işitme fonksiyonunu etkileyen bir hastalık olmadığını, kulak kepçesinin anatomik yapısı ve baş ile yaptığı açıyla ilişkili bir durum olduğunu belirtiyor. Çocukluk döneminde ise görünümle ilgili kaygılar ve akran ilişkileri nedeniyle konunun psikososyal boyutunun da göz önünde bulundurulması gerektiğine dikkat çekiyor.
KEPÇE KULAK TEK BAŞINA İŞİTME KAYBINA NEDEN OLMUYOR
Kepçe kulak, kulak kepçesinin baştan daha belirgin bir açıyla ayrılmasıyla ortaya çıkan yapısal bir durumdur. Kulak kepçesindeki doğal kıvrımların yeterince belirgin olmaması, kulağın orta bölümündeki kıkırdak yapının daha belirgin gelişmesi veya bu özelliklerin birlikte bulunması kulakların öne doğru daha çıkık görünmesine neden olabilir.
Kepçe kulak görünümünün tek veya her iki kulakta görülebileceğini belirten Op. Dr. Çetin Kurtuluş, “Burada kulak kepçesinin görünümü ile işitme fonksiyonunu birbirinden ayırmak gerekir. Kepçe kulak tek başına işitme kaybına yol açan bir durum değildir. Ancak kişinin işitmeyle ilgili başka bir yakınması bulunuyorsa bunun ayrıca değerlendirilmesi gerekir. Özellikle çocuklarda yalnızca dış görünüş üzerinden işitme fonksiyonu hakkında çıkarım yapılmamalıdır.” diyor.
KULAK KEPÇESİNİN ANATOMİK YAPISI GÖRÜNÜMÜ BELİRLİYOR
Kepçe kulağın oluşumunda kulak kıkırdağının gelişimi ve anatomik özellikleri rol oynuyor. Aile bireylerinde benzer kulak yapılarının görülebilmesi nedeniyle genetik özelliklerin de etkili olabileceği biliniyor.
Kepçe kulak her zaman kulağın normalden büyük olması anlamına gelmiyor. Bazı kişilerde kulak boyutları olağan sınırlar içerisinde olmasına rağmen kulak ile baş arasındaki açının daha geniş olması veya kulak kepçesinin doğal kıvrımlarının daha az belirgin olması kulağın önden bakıldığında daha çıkık görünmesine yol açabiliyor.
BANT VE YAPIŞTIRICILAR KIKIRDAK YAPISINI KALICI OLARAK DEĞİŞTİRMİYOR
İnternette kepçe kulakla ilgili en sık araştırılan konulardan biri, kulağı geriye doğru tutmayı amaçlayan bant ve yapıştırıcılar. Ancak yenidoğan döneminde hekim değerlendirmesiyle kullanılan medikal kulak şekillendirme yöntemleri ile daha ileri yaşlarda kullanılan kozmetik bant ve yapıştırıcıların birbirinden ayrılması gerekiyor.
Op. Dr. Çetin Kurtuluş, “Büyük çocuklarda ve yetişkinlerde kulağı dışarıdan geriye doğru tutan bant veya yapıştırıcılar, kullanıldığı süre içerisinde görünümü geçici olarak değiştirebilir. Ancak bu durum kulak kıkırdağının anatomik yapısının kalıcı olarak değiştiği anlamına gelmez. Aynı zamanda cilde uygulanan ürünlerin uzun süreli veya uygunsuz kullanımı tahriş ve hassasiyet gibi sorunlara neden olabilir.” ifadelerini kullanıyor.
YENİDOĞANLARDA KULLANILAN MEDİKAL KALIPLAMA KOZMETİK BANTLARLA KARIŞTIRILMAMALI
Yenidoğan döneminde kulak kıkırdağının daha yumuşak ve şekillendirilebilir olması, bazı doğumsal kulak şekil farklılıklarında erken dönemde farklı yaklaşımların değerlendirilmesine olanak sağlayabiliyor. Yaşamın ilk haftalarında hekim değerlendirmesiyle uygulanabilen medikal kulak kalıplama sistemleri bunlardan biri.
Uygulamalar, ileri yaşlarda kullanılan kozmetik bant ve yapıştırıcılardan farklı bir tıbbi yaklaşım olarak değerlendiriliyor.
“Yenidoğan döneminde kulak kıkırdağının özellikleri daha sonraki yaşlardan farklıdır. Bu nedenle uygun olgularda erken dönemde medikal şekillendirme yöntemleri değerlendirilebilir. Ancak her kulak şekil farklılığı bu uygulamalar için uygun değildir. Bebeğin kulak anatomisinin değerlendirilmesi ve uygulanabilecek yaklaşımın buna göre belirlenmesi gerekir.” diyen Op. Dr. Çetin Kurtuluş, ailelerin kulak şeklini değiştirmek amacıyla gelişigüzel bantlama yöntemlerine başvurmaması gerektiğini belirtiyor.
ÇOCUKLARDA YALNIZCA YAŞA GÖRE KARAR VERİLMEMELİ
Kepçe kulak özellikle okul çağında çocuğun kendi görünümüne ilişkin farkındalığının artması ve akran ilişkileri nedeniyle daha fazla gündeme gelebilir. Ancak çocuklarda uygulanabilecek yaklaşımın belirlenmesinde yalnızca kronolojik yaş dikkate alınmıyor.
Kulak gelişiminin düzeyi, kıkırdağın yapısı, kulakların anatomik özellikleri, çocuğun işlem ve sonrasındaki bakım sürecine uyumu ile durumdan psikososyal olarak etkilenip etkilenmediği birlikte değerlendiriliyor.
OTOPLASTİ HER KİŞİDE AYNI TEKNİKLE PLANLANMIYOR
Kepçe kulağın cerrahi olarak yeniden şekillendirilmesine yönelik işlemler genel olarak otoplasti olarak adlandırılıyor. Cerrahi planlamada kulak kepçesinin mevcut anatomik yapısı değerlendirilerek kulağın şekli ve baş ile yaptığı açı üzerinde düzenleme yapılabiliyor.
Her kepçe kulak görünümü aynı anatomik özelliklerden kaynaklanmıyor. Bazı kişilerde kulak kıvrımlarının belirginleştirilmesi ön plandayken bazı kişilerde kulağın baş ile yaptığı açının düzenlenmesi gerekebilir. Birden fazla anatomik özelliğin birlikte bulunduğu durumlar da görülebiliyor.
Op. Dr. Çetin Kurtuluş, “Otoplastide uygulanacak yaklaşım standart değildir. Kulağın kıkırdak yapısı, kıvrımları, baş ile yaptığı açı ve iki kulak arasındaki farklılıklar değerlendirilerek cerrahi plan oluşturulur. Bu nedenle bir kişide kullanılan tekniğin başka bir kişi için de aynı şekilde uygulanacağı düşünülmemelidir.” ifadelerini kullanıyor.
YETİŞKİNLERDE DE KEPÇE KULAK İÇİN CERRAHİ DEĞERLENDİRİLEBİLİYOR
Kepçe kulak, çocukluk dönemiyle ilişkilendirilse de yetişkinlerde de görülebiliyor. Çocukluk döneminde herhangi bir işlem uygulanmamış olması, ileri yaşlarda değerlendirme yapılamayacağı anlamına gelmiyor. Kulak gelişimini tamamladıktan sonra da kişinin kulak yapısı, beklentileri ve genel sağlık durumu göz önünde bulundurularak otoplasti değerlendirilebilir.
Yetişkinlerde cerrahi planlama yapılırken kulak kepçesinin kıkırdak yapısı, doğal kıvrımları, kulak ile baş arasındaki açı ve iki kulak arasındaki olası farklılıklar dikkate alınıyor. Uygulanacak yöntem ve anestezi şekli ise yapılacak işlemin kapsamına ve kişinin tıbbi durumuna göre belirleniyor.
Op. Dr. Çetin Kurtuluş, “Kepçe kulak yalnızca çocukluk döneminde ele alınabilecek bir durum değildir. Yetişkinlik döneminde de kişinin kulak anatomisi değerlendirilerek cerrahi seçenekler gündeme gelebilir. Burada önemli olan, her hastanın kulak yapısının farklı olduğunu bilmek ve uygulanabilecek yaklaşımı muayene bulgularına göre belirlemektir.” diyor.
KEPÇE KULAKTA PSİKOSOSYAL ETKİLER DE GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURULMALI
Kepçe kulak, işitme fonksiyonunu etkileyen bir hastalık olmasa da bazı kişilerde görünümle ilgili kaygılara neden olabiliyor. Özellikle çocukluk ve ergenlik döneminde akran yorumları, alay edilme veya zorbalık gibi durumlar kişinin beden algısını ve sosyal yaşamını etkileyebiliyor.
Bu nedenle çocuklarda değerlendirme yapılırken, çocuğun durumdan etkilenme düzeyinin de dikkate alınması önem taşıyor. Bununla birlikte her kepçe kulak görünümünün mutlaka bir müdahale gerektirdiği şeklinde bir yaklaşım da doğru kabul edilmiyor.
Op. Dr. Çetin Kurtuluş, “İnternette kepçe kulakla ilgili çok sayıda yöntem ve öneri ile karşılaşılabilir. Ancak yenidoğan, çocuk ve yetişkinlerde kulak kıkırdağının özellikleri aynı değildir. Dolayısıyla her yaş grubunda aynı yöntemin uygulanabileceği düşünülmemelidir. Değerlendirmede kişinin yaşı, kulak anatomisi ve mevcut durumun özellikleri birlikte ele alınmalıdır.” ifadelerini kullanıyor.










